Perşembe, Ekim 22, 2009
Çarşamba, Ekim 21, 2009
Perşembe, Temmuz 02, 2009
Unutmayın.
“Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak”, “Şeriat isteriz” sloganları ile 30 küsür cana kıyanların bir bölümü halen ortalıkta geziniyor!

Muhibe Akarsu - 35 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi
Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı
Gülender Aka - 25 yaşında
Metin Altıok - 52 yaşında, şair, yazar
Ahmet Alan - 22 yaşında
Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci
Sehergül Ateş - 30 yaşında
Behçet Aysan - 44 yaşında, şair
Erdal Ayrancı - 35 yaşında
Asım Bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar
Belkıs Çakır- 18 yaşında
Serpil Canik - 19 yaşında
Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
Nesimi Çimen - 67 yaşında, şair, sanatçı üç telli curanın son ustası
Carina Cuanna - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
Serkan Doğan - 19 yaşında
Hasret Gültekin - 23 yaşında şair, sanatçı, şelpe tekniğinin önderi
Murat Güneş Murat Gündüz - 22 yaşında
Gülsüm Karababa - yaşında
Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair
Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist
Koray Kaya - 12 yaşında
Menekşe Kaya - 17 yaşında
Handan Metin - 20 yaşında
Sait Metin - 23 yaşında
Huriye Özkan - 22 yaşında
Yeşim Özkan - 20 yaşında
Ahmet Öztürk - 21 yaşında
Ahmet Özyurt - 21 yaşında
Nurcan Şahin - 18 yaşında
Özlem Şahin - 17 yaşında
Asuman Sivri - 16 yaşında
Yasemin Sivri - 19 yaşında
Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı
İnci Türk - 22 yaşında
Kenan Yılmaz - 21 yaşında
2 Temmuz 1993 günü hayatını kaybeden bu insanları unutmamalı. Cumhuriyete, Laikliğe ve Demokrasiye yönelik bu katliamı yaralı olarak atlatmış fakat 2 yıl sonra hayatını kabetmiş Aziz Nesin'i de özlem ve saygıyla anıyorum..
Çarşamba, Temmuz 01, 2009
Tersinedünya.
Der Louis-Ferdinand Céline'in 'Gecenin Sonuna Yolculuk'taki anarşist karakteri; Bardamu. Hoş bu Yiğit Bener çevirisi orjinali de böyle midir, bilinmez .))
İzmir sen ne güzel şehirsin. Diyorum. Diyorum evet. Ama havana bi haller olmuş çok serin. Kuşadası'da öyle. Ege kıyıları böyle herhal. Heyhat. İstanbul yanıyordu bu ne yahu.
Salı, Haziran 30, 2009
just like u said it would be.
life goes easy on me.
most of the time
and so it is,
shorter story
No love, no glory,
no hero; in her sky.
can't take my eyes of u.
x.
x.
x.
xxx.
and so it is
just like u said it should be.
we'll both forget there breeze
most, of the time
and so it is
the colder water.
the Blower's daughter.
the pupil in denial.
xxx.
'did i say that i loathe you?
did i say that i want to leave it all behind?'
i can't take my mind of you
can't take my mind of you
can't take my mind of you
can't take my mind
i can't take my mind
can't take my mind
..
'til find somebody new
Cuma, Haziran 26, 2009
Maykıl
Mic. Jack. ölmüşşş.
İnanamıyorum. Ne boktan dünyağ.
Huzur içinde uyu mayk.
Salı, Haziran 23, 2009
Olgun kız, küçük adam.
Çocuk olamıyacak kadar olgunmuşum. hmmm bunu düşünmeli bi ara.
Oysa, oysa.. Neyse bunu da daha sonraağ düşünmeliiiğ .
Cuma, Haziran 19, 2009
Mektup demiş Kajin Jir
Ey sevgili hayatın karanlık takvimlerinde insanoğluna sırlarlarıyla eşlik eden sevgili eş ve dost,yani sevgili günlüğüm, mektubum! ...Anılarmıza biçim verirken hep saklı bir kentin postahanesine bıraktığımız isimsiz ve adressiz mektuplar! ...hayata mistik bir edayla yaklaştığımız küresel bir bilinç,istek ve arzudur mektup! ...yıldız tozlarının ruhumuzu okşadığı,tanrısal bir müzik ile edebiyatın kavgasıdır mektup! ..bir tango ve kavgalı bir şiirdir mektup!
Alkolik hayatların beklentilerini her sabah denize bırakan bir liman şehridir mektup! Beyin terminolojilerimiz’deki keskin bir acıdır...yalnızlıktır,Sevgi orojinli bir yıldız kümesidir mektup! Mektup hayata duruş şeklimizi ifade eden bir anıt,ve Tanrının kendisine sunduğumuz bir çelenktir mektup! Romantik serseriliğimizi sokaklara taşıdığımız öfkeli bir kalabılıktır mektup...heyacanla beklediğimiz bir nutuk bir söylemdir,akdenizin güzel kuyularında hayata gülümseyen... Bir şiirsel aşk pratiğidir.
Çiftlerin birbirleriyle güzel mekanlarda sevişirken kulaklarına söylemiş oldukları bilge fısıldaşmalardır mektup! Şarap tadında bir sarhoşluktur içimizi ısıtan....İronik bir vaka, bir cinayet sebebi ve paranoyak bir bilmecedir mektup! Şairlerden aldığımız ilhamla harikalar diyarında gezinirken yakamıza iliştirmiş olduğumuz bir slogan ya da cadde boyları boyunca sahipsiz mekanlara astığımız afişleridir mektup! ...harflere,kelimelere ondan sonra da cümlelere bağladığımız bir divan bir şölendir mektup! Sakıncalı sözcüklerini sakınarak yazdığımız, gizlediğimiz bir tılsımdır mektup! ...
Mızıkacı çocukların Tanrıya ağlamasıdır... Büyük metropollerde yitik aşıkların gazete sayfalarına büyük pontularla vermiş oldukları ilanlardır mektup! Varoşlarda ise insan topluluklarının birbirleriyle kurdukları ilişki ağıdır mektup, saf ve temiz! Eski zamanlarda beyaz güvercinlerin ayaklarına bağlamış olduğumuz özgür bir beklenti ve cavabını asırlar boyu beklediğimiz bir yarındır mektup! Kısa ve özetle aşkın bütün renklerine birer davetiyedir,mektup....
Demiş Kajîn Jîr. Ne iyi demiş lan! Ama kimdir bilmiyorum..
Bi zamanlar insanlar birbirlerine mektup yazarlarmış. Şimdi de yazarlar elbet. Ama genelde mahpushanedekilere yazılır.. Askerler de mektup almaz eskisi gibi. Çarşıya çıkar ailesiyle msnde el sallaşır falan. Iyy, dünya iyiye gidiyor aslında ama büyüsü kaçmış ya...
Gecegece oturmalarına devam..
