giden bir şeyin içinde olmak beni çok yoruyor,
beni yormamaya giden bir şey bulamıyorum zaten..
Perşembe, Ekim 28, 2010
Pazar, Eylül 26, 2010
onu ne kadar çok sevdiğimi unutuyorum bazen..
oysa ki,
laneti sarsın istiyorum; aklımı, bedenimi
tüm boşluklarıma tutunsun,
tutuştursun.
oysa artık onu düşlerimde bile öpemiyorum
sararıyorum
lanetinin farkına vardığımda bile çok seviyorum
onu sevdiğimi unutmuşken bile seviyorum
onu istemiyorken bile o kadar çok istiyorum ki..
iğreniyorum tertemiz ayrılığımızdan..
kollarını açtığında
kaçıyorum..
boşluklara tutunarak
düşüyorum yıllardır.
tırnaklarımı geçiriyorum
özleminin koyuluğuna
kanıyor tırnaklarım özledikçe..
kıvranıyorum, bilmiyor..
eriyorum, korkmuyor..
bağırıyor, bağlanıyorum;
yokluğuna
oysa ki,
laneti sarsın istiyorum; aklımı, bedenimi
tüm boşluklarıma tutunsun,
tutuştursun.
oysa artık onu düşlerimde bile öpemiyorum
sararıyorum
lanetinin farkına vardığımda bile çok seviyorum
onu sevdiğimi unutmuşken bile seviyorum
onu istemiyorken bile o kadar çok istiyorum ki..
iğreniyorum tertemiz ayrılığımızdan..
kollarını açtığında
kaçıyorum..
boşluklara tutunarak
düşüyorum yıllardır.
tırnaklarımı geçiriyorum
özleminin koyuluğuna
kanıyor tırnaklarım özledikçe..
kıvranıyorum, bilmiyor..
eriyorum, korkmuyor..
bağırıyor, bağlanıyorum;
yokluğuna
Cumartesi, Eylül 25, 2010
Pazar, Eylül 12, 2010
Cuma, Eylül 10, 2010
-düşünsene,
ölüyken seni tanımış olmamın
gülüşüne hayranlığımın
güneş gözlüğünü çok iğrenç bulmama rağmen
bunu sana söylemeyişimin
seninle konuşurken sesimin çatallaşmasını farkedip susuşlarımın,
hiçbir önemi kalmayacak..
seni düşünürken avuç içlerimin terleyişinin,
hiçbir önemi kalmayacak..
hiçbir şey için yaşıyoruz!
-ölüyken bile seni unutmak istemiyorum..
-ölüyor musun?
-sen ölmüyor musun, sanıyorsun?
-ölüyor muyum?
-ölüyoruz..
-(..?)
ölüyken seni tanımış olmamın
gülüşüne hayranlığımın
güneş gözlüğünü çok iğrenç bulmama rağmen
bunu sana söylemeyişimin
seninle konuşurken sesimin çatallaşmasını farkedip susuşlarımın,
hiçbir önemi kalmayacak..
seni düşünürken avuç içlerimin terleyişinin,
hiçbir önemi kalmayacak..
hiçbir şey için yaşıyoruz!
-ölüyken bile seni unutmak istemiyorum..
-ölüyor musun?
-sen ölmüyor musun, sanıyorsun?
-ölüyor muyum?
-ölüyoruz..
-(..?)
Pazartesi, Eylül 06, 2010
Lid.
ılık suyuna iki buz atsam,
şişenin altından kızarmış gözlerini
objektife dayasan,
sözlerinde k. azalıp
benim sözlerime m. soksan
gece olunca saçlarına makas
benim ellerimi sigara kokusu çökse
midemizdeki boşlukları doldurmaya çalışıp
aklımızdakilere alkol damıtsak
mutlu şarkılar öğrenip
tuzlu suyla karıştırsak hayallerimizi
ufka uzansa kollarımız
hiç izlemediğimiz filmleri izleyip
uyanmamız gerektiğinde uykuya uzansa;
aklımız kimyasallarla karıncalansa
da acıksa bulantılarımız
geceme bi şerçe kondur
gözüme kırmızı kaçtı!
gece sıkıldaşların kalbinde atıyor.
sıkıldaşlar
üfleşip buğusallaştırıyor
geceyi.
gecenin içinden
bir of geçiyor ki
dağlar yıkılıyor.
çamurda
biriken
oflamaları
yorgan edinip
çaresiz uykuya dalıyor,
her gece sıkıldaş
-lar
gecenin örtüsüne
içleri sıkık kapılıyor
az kahrolup/vah kahrolup
uykuya sarılıyor
-lar
her gece sokakların canı sıkılıyor,
bu şehirde
-yalnızlıktan
sıkıldaşlar
üfleşip buğusallaştırıyor
geceyi.
gecenin içinden
bir of geçiyor ki
dağlar yıkılıyor.
çamurda
biriken
oflamaları
yorgan edinip
çaresiz uykuya dalıyor,
her gece sıkıldaş
-lar
gecenin örtüsüne
içleri sıkık kapılıyor
az kahrolup/vah kahrolup
uykuya sarılıyor
-lar
her gece sokakların canı sıkılıyor,
bu şehirde
-yalnızlıktan
ağrıyor duvarlarım
duvarları dağılıyor
ruhumun
gözlerim sıkılıyor ışıktan
-karanlığı yoruyor
bedenleri kalabalığın
ortasına karışmış,
düşlerinden kir taşan,
çekmecelerinde
yılışık ilişkiler biriktiren,
kör gören insanların
-karanlığı yoruyor
hayatıma biriken umutsuzlukların
-karanlığı yoruyor
ölümü erteleten
intihara biriken umutlarımın
-karanlığı
-büyüyen
-büyüten
-insalığımı yoruyor
yoruluyor..yorgun
sıkılganlığım
duvarları dağılıyor
ruhumun
gözlerim sıkılıyor ışıktan
-karanlığı yoruyor
bedenleri kalabalığın
ortasına karışmış,
düşlerinden kir taşan,
çekmecelerinde
yılışık ilişkiler biriktiren,
kör gören insanların
-karanlığı yoruyor
hayatıma biriken umutsuzlukların
-karanlığı yoruyor
ölümü erteleten
intihara biriken umutlarımın
-karanlığı
-büyüyen
-büyüten
-insalığımı yoruyor
yoruluyor..yorgun
sıkılganlığım
Pazar, Eylül 05, 2010
Salı, Ağustos 24, 2010
Roxanne
göğsünde büyüyen aşkın yaşlarıydı,
gözlerinden akan.
çok sevecek kadar ağladı
ağlayacak kadar çok kanadı
vazgeçecek kadar çok özledi
kırıldıkça vazgeçti
vazgeçtiği kadar çok kırıldı
susacak kadar çok birikmişti
avcunun içinden dökülecek kadar..
gözleri telaştan yaşardı
elleri mendil kadar beyazdı
güvercin kadar küçük ayakları
dizlerinden bir öpüş kanadı,
düşlerine aktı.
gündüzleri gece görünümlü bir kadındı
gözlerinden aklına kayardı bakışlarınız
uzaklara dalan hayalleri vardı
uzaklarda kalan,
eski bir sevgiyi göğsünden atamadı
belli belirsiz susuşlarında;
acıyla taptaze hasret birikmiş, belliydi.
havlayan köpekler
onun telaşsız adımlarıyla susarlardı
gözleri;
sigara dumanına karışmış
bir hüzün
iki kırık kanat
jilet izlerini örtmüş hasretle
binlerce kilometre dünle koyulaşmış
sakin iki karartıydı.
aklı bulanıklığı
sözlerini anlamayı güçleştirirdi
anlaşılmak, anlatmak istemezdi ya zaten.
gözlerinden akan.
çok sevecek kadar ağladı
ağlayacak kadar çok kanadı
vazgeçecek kadar çok özledi
kırıldıkça vazgeçti
vazgeçtiği kadar çok kırıldı
susacak kadar çok birikmişti
avcunun içinden dökülecek kadar..
gözleri telaştan yaşardı
elleri mendil kadar beyazdı
güvercin kadar küçük ayakları
dizlerinden bir öpüş kanadı,
düşlerine aktı.
gündüzleri gece görünümlü bir kadındı
gözlerinden aklına kayardı bakışlarınız
uzaklara dalan hayalleri vardı
uzaklarda kalan,
eski bir sevgiyi göğsünden atamadı
belli belirsiz susuşlarında;
acıyla taptaze hasret birikmiş, belliydi.
havlayan köpekler
onun telaşsız adımlarıyla susarlardı
gözleri;
sigara dumanına karışmış
bir hüzün
iki kırık kanat
jilet izlerini örtmüş hasretle
binlerce kilometre dünle koyulaşmış
sakin iki karartıydı.
aklı bulanıklığı
sözlerini anlamayı güçleştirirdi
anlaşılmak, anlatmak istemezdi ya zaten.
Cumartesi, Ağustos 14, 2010
Daima
Sırf bu yüzden sevmeli onu.
Kesik kahkaha gibi gülüşlere
sahip olduğu için,
hep hatırlamalı onu.
Yoksa sarmış mı,
öpmüş öü,
sevmiş mi?
Ne alaka canım.
Sımsıkı sarmasaymış.
Sımsıcak öpmeseymiş.
Usul usul sevmeseymiş.
Yine severdi onu.
En çok o sebeple.
Hep o sebeple.
Saklı gülüşlerinde ötürü
Hep sevmeli onu.
Kesik kahkaha gibi gülüşlere
sahip olduğu için,
hep hatırlamalı onu.
Yoksa sarmış mı,
öpmüş öü,
sevmiş mi?
Ne alaka canım.
Sımsıkı sarmasaymış.
Sımsıcak öpmeseymiş.
Usul usul sevmeseymiş.
Yine severdi onu.
En çok o sebeple.
Hep o sebeple.
Saklı gülüşlerinde ötürü
Hep sevmeli onu.
Pazartesi, Temmuz 19, 2010
Pazar, Haziran 13, 2010
bunlar hep
'Lay your head where
My heart used to be
Hold the eart above me
Lay down in the green grass
Remember when u loved me'
' But now she's dead
'Your loyalty is not to me
But to the stars above '
'Girls don't cry for Louie Louie wouldn't cry for you'
' But now she's dead
She is so dead
Forever dead
and lovely'
Forever dead
and lovely'
'What i done to me, i done
To you
What happened to
The trempled rose'
To you
What happened to
The trempled rose'
'I am all alone i smoke my frends down to the filter
But i feel much cleaner after it rains'
'Seems like folks turn into things
That they'd never want'
Oh, i love you
Time after time...'
That they'd never want'
'Oh, well i still love you
Time after time...Oh, i love you
Time after time...'
'Did i say that i loathe you?
Did i say that i want to leave it all behind.'
Did i say that i want to leave it all behind.'
But to the stars above '
'Girls don't cry for Louie Louie wouldn't cry for you'
bu şarkılar benim bileğimi kesiyor.
Çarşamba, Haziran 02, 2010
Pazartesi, Mayıs 10, 2010
kalsaydın daha oturuyorduk..
Hep gelir biraz içime oturur.
Sonra ben biraaz ağlarım.
Son gelişinde,
Bi dahakine kalmaya geleceğini söyledi üstelik..
Sonra ben biraaz ağlarım.
Son gelişinde,
Bi dahakine kalmaya geleceğini söyledi üstelik..
ma-dan sebepler
dipdiri bi ölünün suskunluğunu taşırım bize usanmadan.
öylece gülümseyen iki yaşayandan daha dirice bakmazlar onlarsa. toprak örtmemiş henüz üstlerini.
sadece yitikler.
henüz gittiler.
öylece gülümseyen iki yaşayandan daha dirice bakmazlar onlarsa. toprak örtmemiş henüz üstlerini.
sadece yitikler.
henüz gittiler.
der gibi
Saçına sakalına aklar düşmeye başlamış genç oğlan ferman buyurdu;
'tez kalbine aklar düşürdüğüm o küçük kadının göz yaşları ak suya akıtılsın.'
kalbi ihtiyar küçük kadın,
sakallı genç oğlanın buyruğu üzerine
kalbini
yeniden
kızıla boyadı
ve
fermanı buyuran sakallının,
karşısına çıktı
onun yüzündeki soruları
görür-görmez
gözyaşları kalbine kanadı, kızıl aktı, kalbi bunadı
'yalnız ölemem, sensiz ölemem.' demeye kalktı
sesi çatallaşınca,
bir şey söyleyemeden susarak
sakallı genç oğlanın gözlerine baktı
'seni sevemem.' der gibi atan kalbini dinledi..
Cuma, Mayıs 07, 2010
yamuk gidon-um
daha küçücükken; hani çocukken.., çakıl taşlı yollarda koşarken düştüğümde, bazıysa bisikletten düştüğümde oracıkta oturur etrafımda kimse yoksa bile o acıyla oturur ağlayarak beklerdim. birisi gelsin ve benimle ilgilensin diye.. düştüğüm yerden kaldırsın, gözümün yaşını silsin ve dizlerimdeki yaraya üflesin diye.
acısı geçse dahi sızlanmaya devam ederdim daha yüksek sesle ta ki biri-leri gelene dek..
Şimdiyse, yıllar sonra ki daha kocaman olamamışken, insanlardan hızla kaçarken bisikletten düştüm. yakınıma kimse gelip kanayan, sızlayan yaralarıma üflemesin diye yamulmuş gidonu umursamadan yola devam ettim.
acısı geçse dahi sızlanmaya devam ederdim daha yüksek sesle ta ki biri-leri gelene dek..
Şimdiyse, yıllar sonra ki daha kocaman olamamışken, insanlardan hızla kaçarken bisikletten düştüm. yakınıma kimse gelip kanayan, sızlayan yaralarıma üflemesin diye yamulmuş gidonu umursamadan yola devam ettim.
bazen, bazı anlar
yanlış olmuş bazı şeyler
zorlanırsan
el eline geri ver
yanlış olmuş bazı şeyler
ben
sen
yokken
arkamda büyüdü delik
deldikçe kendini deler
birden susar bazı şeyler
#cemiyettepişiyorum
Perşembe, Mayıs 06, 2010
nemli günler
'mendil melankolikse kurumasını beklemek aptallıktır.' dedi adam. Zira hiçbir geçmiş yeterince geçmemiştir.
Cumartesi, Mayıs 01, 2010
Cuma, Nisan 30, 2010
1a
Eskiden tadını bile almadan şişeleri devirirdim. Şimdi ilk yudumda şişkinlik veriyor. Zaten tadını da sevmez oldum.
Ne tuhaf tadmazken tadından hoşnut olup, tattığında tadından hoşluk duymamak..
Böyle işte.., bi adamı sevip tanımamak adı geçtiğinde suratında ablak bi gülümseme belirlemesi.. Sonrasında eğer şanslıysan-ki o nasıl bii şanssa-tanıdıkça adamın gizemli gelmesi ve adını anımsadığında; gülümsemenin yerine buruk bi bakış ve de ağlamak üzereymiş gibi dudağın hafif kıvrıldığı bi tebessüm sergilemek..
Ağladıkça, ağlamak istedikçe sana daha çok ihtiyacım olduğunu hiseddiyorum be adam, derdim şimdi beni dinleseydi.
Ne tuhaf tadmazken tadından hoşnut olup, tattığında tadından hoşluk duymamak..
Böyle işte.., bi adamı sevip tanımamak adı geçtiğinde suratında ablak bi gülümseme belirlemesi.. Sonrasında eğer şanslıysan-ki o nasıl bii şanssa-tanıdıkça adamın gizemli gelmesi ve adını anımsadığında; gülümsemenin yerine buruk bi bakış ve de ağlamak üzereymiş gibi dudağın hafif kıvrıldığı bi tebessüm sergilemek..
Ağladıkça, ağlamak istedikçe sana daha çok ihtiyacım olduğunu hiseddiyorum be adam, derdim şimdi beni dinleseydi.
Çarşamba, Nisan 28, 2010
Salı, Nisan 27, 2010
sokaklar tekin değil.
kafası karışık ve hüzünlü biri yolda yürürken kafasının içindekilerin hep beraber konuşmasıyla ne onları anlayabilir ne dışarda gerçek dünyada çalan kornaları duyabilir, desem.
Perşembe, Mart 11, 2010
daha
her gün uyumadan önce en çok seni özlüyorum.
her gün uyandığımda en çok seni özlüyorum.
her gün en çok seni özlemekten sıkılıyorum.
her gün uyandığımda en çok seni özlüyorum.
her gün en çok seni özlemekten sıkılıyorum.
Salı, Mart 02, 2010
kaç lan kaç.
Kaç sayfa yırtıldı anılarımdan
Kaç uykuyu uyuyamadım
Kaç kez daha sarhoş olucaktım
Kaç kez aldatıldım
Kaç kez aldandım
Kaç gözden kaçtım
Kaç yağmurdan uzaklaştım
Kaç kez sızladı kasıklarımdan içeri özlemin
Kaç hayat gerek delip geçmem için,gelip geçmem için..
Kaç vücudu seçerim kendime; içimdeki seni becermek için
Kaç susuş gerek
Kaç hıçkırık duyacak gece
Kaç kez parlayacak gözlerimde acı
Kaç film daha izlenir seni anımsatan
Kaçmam lazım sakal arzusundan..
Kaç uykuyu uyuyamadım
Kaç kez daha sarhoş olucaktım
Kaç kez aldatıldım
Kaç kez aldandım
Kaç gözden kaçtım
Kaç yağmurdan uzaklaştım
Kaç kez sızladı kasıklarımdan içeri özlemin
Kaç hayat gerek delip geçmem için,gelip geçmem için..
Kaç vücudu seçerim kendime; içimdeki seni becermek için
Kaç susuş gerek
Kaç hıçkırık duyacak gece
Kaç kez parlayacak gözlerimde acı
Kaç film daha izlenir seni anımsatan
Kaçmam lazım sakal arzusundan..
Çarşamba, Şubat 24, 2010
you had been the one for me
http://karaklm.com/networks/blog/post.iki-mutsuz:3:
"Bakın bayım.
..
Nasıl gidiyor?
Uzun süredir görüşmüyoruz. bil bakalım noldu?aslında biliyorsun bi bok olmadı. Olur mu daha da bilinmez.
Ki, daha da olmayabilir..Gözüme papatya sokup suratıma fırlatmayı arzulayacak biri.
Yine sen olur musun demeyi arzuluyorum bense.
Ama yemiyor.
Çünkü bilirsin işte gurur mu ne o, ıhh evet.. Ahrrr kaybedecek ne mevcutsa sanki.
A ama evet vardır belki. Suratıma sigara üflemek bile istemez o zaman.
Cennete bir adım kadar yumuşak dokunuşlara sahip olamazmışım gibi geliyor artık.
Zamanında bilmeliydim oysa. '
Tek başıma karar verip, hayatından çıkabileceğimin mantıklı olmadığını.
Ha biliyorum ki mantıksız da değil. Ama bilirsin işte..
Ah Dylan hiç mutlu şarkılar bilmez misin sen!
Biz bilirdik bi zamanlar, ta ki dudak ısırıklarıyla kan akıtana kadar sen.
Hoş gör ulu Romantik.
Duvarına da pislemiş gibi oldum. Hor gör beni.
Ve sen ey sevgili, senin dışında herkes için yazıyor olmak ne kadar olanaksız bi uğraşmış meğer.
Zamana bırakalım dedik ama zaman kafayı yemiş.
Evet efendim şöyle buyurmaz mısınız?
Daha da durmazsınız belki..
Umm.
Peki.
Sigaran var mı? Benim bitmişte."
Bunu buldum şuralarda..
Avuçlarım terledi, soluğum kanadı yine.
Dönüşsüz gidişlerimiz olmadı, olmamalı, olmasın..
Yine de sen bilirsin..
"Bakın bayım.
..
Nasıl gidiyor?
Uzun süredir görüşmüyoruz. bil bakalım noldu?aslında biliyorsun bi bok olmadı. Olur mu daha da bilinmez.
Ki, daha da olmayabilir..Gözüme papatya sokup suratıma fırlatmayı arzulayacak biri.
Yine sen olur musun demeyi arzuluyorum bense.
Ama yemiyor.
Çünkü bilirsin işte gurur mu ne o, ıhh evet.. Ahrrr kaybedecek ne mevcutsa sanki.
A ama evet vardır belki. Suratıma sigara üflemek bile istemez o zaman.
Cennete bir adım kadar yumuşak dokunuşlara sahip olamazmışım gibi geliyor artık.
Zamanında bilmeliydim oysa. '
Tek başıma karar verip, hayatından çıkabileceğimin mantıklı olmadığını.
Ha biliyorum ki mantıksız da değil. Ama bilirsin işte..
Ah Dylan hiç mutlu şarkılar bilmez misin sen!
Biz bilirdik bi zamanlar, ta ki dudak ısırıklarıyla kan akıtana kadar sen.
Hoş gör ulu Romantik.
Duvarına da pislemiş gibi oldum. Hor gör beni.
Ve sen ey sevgili, senin dışında herkes için yazıyor olmak ne kadar olanaksız bi uğraşmış meğer.
Zamana bırakalım dedik ama zaman kafayı yemiş.
Evet efendim şöyle buyurmaz mısınız?
Daha da durmazsınız belki..
Umm.
Peki.
Sigaran var mı? Benim bitmişte."
Bunu buldum şuralarda..
Avuçlarım terledi, soluğum kanadı yine.
Dönüşsüz gidişlerimiz olmadı, olmamalı, olmasın..
Yine de sen bilirsin..
Cumartesi, Şubat 20, 2010
or anyone like u
'Dilinin çözülmesi için daha ne kadar içirmem gerek sana?' diye sormuştu oğlan..
Kız bunu hatırladı 'Sarhoş olmak için daha ne kadar içmem gerek?' diye cevapladı şimdi. Ucuz bi şarap olsaydı çok daha iyi olurdu şu an, diye düşündü aynı anda kız..
Sonra şarkıya eşlik etmeye başladı:
'Remember when u loved me..' Arka fonda tom waits, eşliğinde cibelle aynı şarkıyı şöylüyorlardı; kızla beraber üç kişi oldular.. Üç ayrı ses; sigaradan ve içtiği kırmızı renkli içkiden ekşimiş suratıyla bi kız, sigaradan kartlaşmış bi ses ve taptaze bi hatun sesi..
O şarkıyı sadece ikisi yaşadı sanki, kıza hatun samimi gelmemişti ama bu ekşimiş seslere baskın çıkan hatunu göz ardı edemedi..
Kız bunu hatırladı 'Sarhoş olmak için daha ne kadar içmem gerek?' diye cevapladı şimdi. Ucuz bi şarap olsaydı çok daha iyi olurdu şu an, diye düşündü aynı anda kız..
Sonra şarkıya eşlik etmeye başladı:
'Remember when u loved me..' Arka fonda tom waits, eşliğinde cibelle aynı şarkıyı şöylüyorlardı; kızla beraber üç kişi oldular.. Üç ayrı ses; sigaradan ve içtiği kırmızı renkli içkiden ekşimiş suratıyla bi kız, sigaradan kartlaşmış bi ses ve taptaze bi hatun sesi..
O şarkıyı sadece ikisi yaşadı sanki, kıza hatun samimi gelmemişti ama bu ekşimiş seslere baskın çıkan hatunu göz ardı edemedi..
gözlerindenöperim
En büyük hatası 'aşık olmak' olan bi adama aşık olunmuş.. Adamın götünden kan alırlar, kan..
Bi daha doğrulamazsın kıçımın kenarı!
Bi daha doğrulamazsın kıçımın kenarı!
we stole from angel to us
Kız oğlana döndü ve dedi ki, 'Başka sevdiğim olamaz sevgilim.'
Oğlan gülmedi, 'fuck off.' diyiverdi.
Kız üzülmedi, 'Parmaklarım ne kadar küçük değil mi sevgilim?'
Oğlan 'Evet, öyle.' dedi.
'Öyleyse telgrafın direkleri var ya sevgilim, hani?' dedi kız.
Oğlan dedi ki; 'Var, var; evet..'
'Götüne girsin sevgilim.' dedi kız.
Oğlan gülmedi, kız üzülmedi..
Cumartesi, Şubat 13, 2010
ketum.
Beni sevmemeni anlarım..
Sevip sevilmeni anlarım..
Seviyorum' deyip benim bu sevgiden bağımsız olduğumu söylemeni anlayamıyorum..
Bir ömürden bahsediyorsun; oysa benim iki çift lafıma suskunluklarıma dayanamayıp, çıldırıyorsun.
'Yine de sen bilirsin..'
REKLAM\VİDEONUZ 6 SANİYE SONRA BAŞLAYACAKTIR
ben izlemedim sen de öyle yap..
'Hani aşklar hep gelip geçer ya; kalırmış..' falan ya hani..
Giden bi şey gördüm az önce yine, yüzüne dokunmak istedim, ellerim ellerinde olsun istedim. Çok şey istedim..
Sen bundan bi habersin.
Elini elime, gözünü gözüme, şeyini şeyime istiyorum ama sen de gözlerini kapatarak öpüşenlerdensin..
Gözlerin kapalıyken beni düşünmeni isterdim..
Sonra gözlerini açıp bana bakacağını bilerek öperdim seni.
Evimiz olursa kahve makinası benden.
Seni kaynarken içtim bense az önce..
'Hani aşklar hep gelip geçer ya; kalırmış..' falan ya hani..
Giden bi şey gördüm az önce yine, yüzüne dokunmak istedim, ellerim ellerinde olsun istedim. Çok şey istedim..
Sen bundan bi habersin.
Elini elime, gözünü gözüme, şeyini şeyime istiyorum ama sen de gözlerini kapatarak öpüşenlerdensin..
Gözlerin kapalıyken beni düşünmeni isterdim..
Sonra gözlerini açıp bana bakacağını bilerek öperdim seni.
Evimiz olursa kahve makinası benden.
Seni kaynarken içtim bense az önce..
Perşembe, Ocak 14, 2010
melankoli
bi saat önce dört mum yaktım. her biri farklı renklerde ve boyutlarda..
sonra aynanın karşısına oturup saçlarımı taradım fırçayla.
kaç darbe attım bilmiyorum..
iyice melankoliye sardım
üstüne bir de tütsü yaktım.. sonra küllerini tattım.. boğazım kanasın istedim..
ama hepsi hikaye.
sonra aynanın karşısına oturup saçlarımı taradım fırçayla.
kaç darbe attım bilmiyorum..
iyice melankoliye sardım
üstüne bir de tütsü yaktım.. sonra küllerini tattım.. boğazım kanasın istedim..
ama hepsi hikaye.
Çarşamba, Ocak 13, 2010
hani
birini çok istersin..
öyle arzularsın ki aşık oldum sanarsın..
ama o yanlış kişidir hani..
bu hep böyledir..
öyle değildir aslında, hep.. ama hani işte, öyledir..
ama ona dokunmayı özledim öyle özledim ki..
öyle arzularsın ki aşık oldum sanarsın..
ama o yanlış kişidir hani..
bu hep böyledir..
öyle değildir aslında, hep.. ama hani işte, öyledir..
ama ona dokunmayı özledim öyle özledim ki..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
