dansetseydim mesela daha fazla. DANSINI SEÇTİ gözlerini bıraktı ve dansını seçti." deselerdi.
romanımız önsözünde aklına koyduğ
sürperrriş var dilinde,
yara var dilinde,
süper yaralar var..
annem beni doğurdu mu? annenin ellerini tut sen yine. sen annenin ellerini tut. ve annen de aynı zamanda sarılsın ellerine. annene yaprak sarmak mı yakışır, annen bazen yatağında yaprakları karıştırır. kaç defter kapatıp açmıştır bilekleri, bilen bilir. kinini silip dizini açsa göğün çocuklarına; evler, odalar..
o dalar.
o dalar..
o dalarr
Pazartesi, Aralık 02, 2013
Cuma, Kasım 29, 2013
kim oldugumu biliyor mu
kim oldugumu biliyo muyum?
güneşi verdin ellerime. ellerimden aldığını nereye bıraktın?
güneş yetmiyor
uyku yetmiyor
içtiğim bitmiyor
new age verdiklerini geri al
yetmiyor öptügüm
öptügü yetmiyor
dişlerim yetmiyor
saçlarını okşa.
kıyafetlerinle yatağa girme
gir yatağa
uyan uyanın uyan
UYAN
saçlarımı bozmuyor rüzgar
rüzgar yetmiyor
ahenk lazım
kim lazım gelmiyor? damağımda hevesim kurudu. ASANSÖRE BİN.
beni ara
bana ulastığında beni ara.
gelemem belki yine de çagır
Pazartesi, Kasım 11, 2013
Cuma, Ekim 18, 2013
Perşembe, Ekim 03, 2013
Cuma, Ağustos 23, 2013
her acı etrafında bir umut fısıldar, yitirilmemişliğin umudu.
umudu yitirilmemişliğin.
rüzgarı fısıldar, güneşin etrafında dolanan dünyalarımızı. gökteki yıldızları her uykuya yattığımızda gözlerimize sarmışız gibi.. kimse gitmemiş de tüm sevgililer kumsalda elele vermiş hayatı onarıyormuş, güz geldiğinde hepimiz tam olalım diye.
umudu yitirilmemişliğin.
rüzgarı fısıldar, güneşin etrafında dolanan dünyalarımızı. gökteki yıldızları her uykuya yattığımızda gözlerimize sarmışız gibi.. kimse gitmemiş de tüm sevgililer kumsalda elele vermiş hayatı onarıyormuş, güz geldiğinde hepimiz tam olalım diye.
Pazar, Temmuz 21, 2013
Çarşamba, Haziran 26, 2013
Pazar, Haziran 23, 2013
Çarşamba, Mayıs 01, 2013
Pazar, Ocak 13, 2013
mutlu aşk yoktur' şerefine söylenecek şeyler vardı..
yanından geçtiğim sevdiceklerim içime içime eriyen bir mum olmamda sizin suçunuz yok ama üfleseydiniz acım dinecekti. üflemediniz.
n'için söylemediniz; hiçbir şair trajik ölmez. hepimiz bu kadar gençken yaşadığınız şeylere nasıl bu kadar çok şaşıyorsunuz? daha neler neler olacakken düşlerinize bile şaşmaktan n'için alıkoyamıyorsunuz kendinizi? sizi gene de yanaklarınızdan öpüyorum, şş.
beni kırmızıdan vurdular.
tam şuracığımda
yaralıyım
ta içinden..
ta içimden,
serinlik kovuyorum
beni en çok kırmızıykensevdi, öptü, vazgeçti ve gitti.
durur muyum ben de bastım ateşi tüm kızıl ve buram buram aromalı mumlara, kabuğumu bile kopardığında yaramın altından bu kadar kızıl akmıyordu görmen lazımdı.
niye ben hiçbir şeyden vazgeçemiyorum serçe?
niye onu tekrar gülerken göremiyorum, karındeşenim?
çölde, çölün içinde gizli bir şey gibiydi.
çölün içiydi.
sonunda yalnızdı. aslında sondan önce de yalnızdı. gerçi birkaç asırdır yalnızdı. hala yalnız. çöl ki bırakılmıştı gerçi hala bırakılmış.
birgün yolunuz çölden geçerse şunu bilin ki çölde yol yok. yolunuz düşerse; gerçi çöle yolunuz düşmez.
işinizi bölmez.
çöle gitmezsiniz, çöle gitmeyin.
çölün içinde gizli bir şey gibiydi.
çölün içindeydi.
gibi-
dargınım gögdeşenim kırmızıya bile.
n'için söylemediniz; hiçbir şair trajik ölmez. hepimiz bu kadar gençken yaşadığınız şeylere nasıl bu kadar çok şaşıyorsunuz? daha neler neler olacakken düşlerinize bile şaşmaktan n'için alıkoyamıyorsunuz kendinizi? sizi gene de yanaklarınızdan öpüyorum, şş.
beni kırmızıdan vurdular.
tam şuracığımda
yaralıyım
ta içinden..
ta içimden,
serinlik kovuyorum
beni en çok kırmızıykensevdi, öptü, vazgeçti ve gitti.
durur muyum ben de bastım ateşi tüm kızıl ve buram buram aromalı mumlara, kabuğumu bile kopardığında yaramın altından bu kadar kızıl akmıyordu görmen lazımdı.
niye ben hiçbir şeyden vazgeçemiyorum serçe?
niye onu tekrar gülerken göremiyorum, karındeşenim?
çölde, çölün içinde gizli bir şey gibiydi.
çölün içiydi.
sonunda yalnızdı. aslında sondan önce de yalnızdı. gerçi birkaç asırdır yalnızdı. hala yalnız. çöl ki bırakılmıştı gerçi hala bırakılmış.
birgün yolunuz çölden geçerse şunu bilin ki çölde yol yok. yolunuz düşerse; gerçi çöle yolunuz düşmez.
işinizi bölmez.
çöle gitmezsiniz, çöle gitmeyin.
çölün içinde gizli bir şey gibiydi.
çölün içindeydi.
gibi-
dargınım gögdeşenim kırmızıya bile.
Cumartesi, Ocak 12, 2013
Salı, Ocak 08, 2013
ÜZÜLMEK UMRUMDA DEĞİL
artık umrumda olmayan o değil.. ben de özlüyorum ama yapacak bir şey olmadığını hatırlayınca üzülüyorum, sadece; üzülmek umrumda değil, ÜZÜLMEK.
oturup üzülmeyi umursadığımı düşünsene -ay üzülüyorum, diye daha da üzüldüğümü üzülmekten sıkıldığımı AMA OLMAZ Kİ ÖYLE
artık hatırladığımda buruklaştığım insanları kimseye anlatmıyorum. zaten pek de bir şey anlatmıyorum. hep dalga geçiyorum diye öyleyim mi sanıyorlar acaba
BAK BAK NASIL DA SAÇMA SAÇMA KONUŞUP GÜLÜYO-
gülüyom arkadaş gülcem oturup üzülmenin sırası mı şimdi.. siz üzülüp üzülüp anlatıyosunuz ya o zaman ben de içimde döndürüyorum bi şeyler bu bana yetiyo işte. hemen hemen böyle olacak daha da..
Perşembe, Ocak 03, 2013
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


